Hristiyan Düşünce ve Kültür PlatformuBirlikte düşünüyoruz ↗

Barış Prensi – (Yeşaya, 6. ila 12. bölümler)

·

Loading

Bazen İsa’ya atfedilen peygamber Yeşaya’nın bu ifadesi benzersizdir ve Yeni Ahit’te aynen yer almaz; ancak Pavlus, İnciller ve mektuplarda barıştan bolca söz eder. İlk Hıristiyanlar tarafından İsa’ya “Barış Prensi” unvanı verilmişse, bunun amacı İsa’yı İsrail Kutsal Yazıları’nda (Eski Ahit) ve özellikle de mesih peygamber Yeşaya’nın kehanetlerinde ortaya çıkarmaktır. 

Peygamber Yeşaya kitabında bizi ilgilendiren pasajda, önce Kral Ahaz’ın kınandığını okuruz. Bu Yahuda kralı, düşman koalisyonu karşısında titremiştir ve kral yaklaşan kuşatma sırasında suyun bitmesinden korkmuştır. Daha ayrıntılı ifade etmek gerekirse, 6. ile 12. bölümlerin edebi bütünlüğü bu temaya dayanmaktadır: peygamber Yeşaya ile kötü kral Ahaz’ın bir su kaynağı olan Silohe’nin yanında karşılaşmasıyla başlar (7. bölüm) ve YHWH’nin kendisi ve Tevrat’ı olan Kaynak’a adanmış ilahiyle sona erer (12. bölüm). Bu çarpıcı sayfalar, bir yandan kralda somutlaşan iktidar arzusu ile diğer yandan YHWH Tanrı’nın tek Kraliyet Varlığı arasında Kutsal Kitap’ta hüküm süren gerilimi yansıtmakta ve yoğunlaştırmaktadır. Zaten, Yeşaya’nın bu kışkırtıcı kehanetlerinin başında, Bakire’nin Çocuğu’na dair ünlü müjde (7. bölüm) polemik amaçlıydı, zira öncelikle Kral Ahaz’dan Davut hanedanlığını almayı hedefliyordu. Bildiğimiz gibi, bu müjde daha sonra mesihsel olarak yorumlanacak ve kelimenin tam anlamıyla Matta’nın Önsözü olmaya kadar varacaktır ve burada Meryem, Yeşaya’ya göre Bakire rolünü üstlenecek ve Davut’un varisi Yusuf, Ahaz’ın ve İsrail’in diğer tüm krallarının eski kraliyet çılgınlığının tersine, İsrail’in içinde yaşayan Firavun olarak sunulan Herod’u da dahil ederek, krallığından feragat edecektir. Doğacak Oğul, Tanrı’nın İntikamcısı olacaktır. Müjdelenen Barış Prensi, barışçıl bir prens değildir.

Barış Prensi’nin doğumu 9. bölümde müjdelenir. O, ilahi takdirin harikası, yüceltilmiş Tanrı, sonsuzluğun Babası olacaktır. Bu unvan, sonsuz bir barış vaadi olarak kendini genişletip geliştirmeden önce, tüm bunları özetler. Yeşaya’nın bahsettiği bu barış, bir siyasi program niteliğindedir. Beklenen sonuç, dünyanın dönüşümüdür. Bu, idil(adil) bir dünyadır. Bununla birlikte, bu doğum, kralların ve güçlülerin olağan siyasetine yönelik bir eleştiri ve kınama olarak da duyurulmaktadır.

İsa’nın Barış Prensi olarak kabul edilmesi, müjdecilerin anladığı şekliyle, yani İsa’nın İsrail’in kurtarıcı kralı olması, Yeşaya’nın gelişini müjdelediği, Tanrı’nın ise Yeşaya’nın ağzından kötü kralları reddettiği anlamında anlaşılmalıdır. Müjdeci Matta’nın hayal dünyasında İsa gerçekten bir kraldır. İncilinin önsözü, krallara özgü bir soyağacıdır. Burada İsa, kral olarak ilan edilir. Matta’ya göre, on iki havariyi yanına alarak İsa, bunu açıkça söylemeden kraliyetin merkezileşmesine karşı çıkmaktadır. Kudüs’e görkemli bir atın değil, bir eşeğin sırtında girerek Matta, İncilini okuyanlara İsa’nın bu kralın çelişkili bir imajını sunar. Ayrıca, Pilatus’un isteğiyle İsa’nın başının üstüne çarmıha çakılan ironik levha, İsa’nın kral olduğunu son bir kez ilan eder. İsa, bir ordusu olmadığı halde, güçlü olarak sunulur; bunun nedeni ise çarmıhtaki hayduta “Bugün benimle birlikte Cennet’te olacaksın” (Luka 23:42-43) demesidir. Dünyevi bir krallıkta değil, dünyaların tek hükümdarı, YHWH, yani Babası Tanrı’nın tek Kraliyet Bahçesi’nde… Bu söz, Prensin “yeri”, başka bir deyişle Krallığıdır; Tanrı’ya olan barışının “yeri”dir.

İsa’nın herhangi bir Prens değil de Barış Prensi olması, Yeşaya’nın barıştan neyi kastettiğini açıklığa kavuşturmayı gerektirir. Hemen hatırlatılmalıdır ki, İbranice’de barış öncelikle savaşın zıttı değildir. Şalom ya da barış kelimesi, hükümdarın, isyan eden vasalına lütufta bulunarak, ona statüsünü, korumasını, ardından mal bolluğunu ve sonra da silahların barışını, tek bir hareketle, yani lütuf denen şeyle geri vermesini ifade eder. Silahların barışı, kısmen de olsa, kehanetimizden hemen önce aynı Yeşaya’nın müjdelediği şey değil midir? Çünkü Kutsal Kitap’ta “Gürültüyle yere vuran her bot ve kanla ıslanmış her cüppe, işte bunlar yakılacak, ateşin yemi olacak!” (Yeşaya 9, 4. ayet) yazmaktadır. Ancak söz konusu silahların barışından ikinci bir barış doğar. Bu da ilahi merhamettir. Şalom kelimesinin ilk anlamı, kısaca YHWH Tanrı’nın merhametidir ki bu karşılıksız merhamet, önceden haber verdiği bir dönüşe yanıt vermektedir. Bu şekilde anlaşılan barış, Yakup’un merdiveninden, YHWH Tanrı’dan İsrail’in oğullarına doğru iner (I. Timoteos 1, 2). İsa, misyonunun barış ve merhamet sağlamak olduğunu böyle anlıyordu. Bu anlamda Hıristiyanlar, onda Yeşaya’nın bahsettiği o meşhur Barış Prensi’ni gördüler.

Düşüncenizi paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.